Advert
Advert Advert
Advert
Serdar Demirhan

DAHA NE SÖYLEYELİM

DAHA NE SÖYLEYELİM
Son 15 yıldır sayın Tayyip Erdoğan'a yaptığımız eleştiriler ve ifade ettiğimiz görüşlerle kendi danışmanlarının bile yapmadığı iyiliği yaptık aslında. Evet biz Türkiye için iyi ve doğru olduğuna inandığımız görüşleri paylaşırken, iktidar tarafından göz göre göre yapılan yanlışları acımasızca eleştirdik. Ne kendi partilileri ve oyverenleri ne de danışmanları gibi yanlışlarını alkışlamadık, yanlışa yönlendirmedik. Eleştirilerimizi de partizanca yapmadık. Fakat maalesef, her krizde yapılan hataları ve çıkış yollarını en açık haliyle ifade ederken Türkiye için iyi olanın kendisi için de iyi olduğuna inandıramadık. Bugün yaşadıklarımız için yıllar öncesinden uyardık. Bize yapılan tehdit ve hakaretlere aldırmadan, nefesimizi kesen yaptırımları umursamadan o günden bugünlere ışık tutmaya çalıştık. Orduya kurulan kumpasları, cemaat meselesini, anayasa referandumlarını, sistem değişikliğini olası tüm handikaplarıyla ve en açık haliyle ortaya koymaya çalıştık. Seneler sonra anlaşılsa da biz hep haklı çıktık ama ne fayda? Sonuçta hepimiz kaybettik, Türkiye kaybetti. Buyrun işte, geldiğimiz durum ortada. Türkiye de batıyor AKP de... Bu ülkeye ve millete bu kadar zaman ve varlık kaybettiren süreçte tek kazanan kesim var. Ülkeyi bu hale getirmek için varını yoğunu seferber edenler ve ülkenin ne hale geldiğini umursamadan keselerini doldurma telaşında olan dahili işbirlikçiler... Ne acıdır ki ülkeyi yönetenler ve işbirlikçiler hala Türkiye'yi değil, iktidarı kurtarma telaşındalar. Bunun için Türkiye'nin tüm ayarlarını yeniden bozmayı ve kendilerini garantiye alacak yeni bir sistem kurmayı bile tasarlıyorlar. Yandaşlık ve paydaşlık vefası gereği siyasetçisi de, iş adamı da, gazetecisi de, sivil toplum ve meslek örgütleri de bu telaşın ortağı doğal olarak... 
Bu, tablonun bir yüzü...
Peki Türkiye'de ve bölgemizde yer yerinden oynarken biz sadece iktidarı, yandaşlarını, işbirlikçilerini mi eleştirdik? Hayır. Dibine kadar muhalefet partilerini ve muhalefet görünen siyasetçi ve siyasal yapıları da eleştirdik. Ülkedeki, bölgedeki ve dünyadaki konjonktürü okuyamadıkları, bunu yapamadıkları için de geleceğe yönelik bir projeksiyon ortaya koyamadıkları için eleştirdik. İktidarın gündem saptırma oyununa düştükleri, gerçek  sorunları kamuoyu gündemine taşıyamadıkları, vatandaşa umut vaat edecek bir kadro ve program ortaya koyamadıkları için eleştirdik. Kör olanların bile muhalefet zafiyetlerinin iktidarı güçlendirdiğini gördüğü bir ortamda, basit bir SWOT analizi yaparak, toplumsal beklentiler ve ülke geleceği konusunda doğru bir istikamet çizemedikleri, doğru zamanlarda doğru hamleleri yapamadıkları için eleştirdik. Ve bu kafayla iktidarın suç ortağı olduklarını açıkça beyan ettik. 
Oysa geçen zamanda gerek iktidar, gerekse muhalefet için söylenecek ne çok söz, yapılacak ne çok şey vardı. 
Geldiğimiz noktada ne iktidar ne de mevcut muhalefet güven vermiyor artık. 
Her krizin bir fırsatı da beraberinde getirdiği bilinse de, fırsatları bile krize dönüştüren bir anlayışın artık ülkeye de bir fayda sağlamayacağı da aşikar. Zira, apaçık ortada olan ve fırsat fışkıran onlarca durumdan kurumsal fayda sağlayamayanlar ülkeye ne fayda sağlar, doğrusu derin kuşkularımız var. 
Artık daha net anlaşılmıştır sanırım, bizim için mesele hangi parti değil, nasıl bir Türkiye meselesi oldu her zaman. 
İşte bu siyasal zeminde bizim en büyük tasamız, endişemiz bu.
Dün öyleydi, bugün öyle, yarın ve yaşadığımız sürece öyle olmaya devam edecek.
Ve biz tüm gerçekleri bütün çıplaklığı ile anlatmaya, Türkiye için en iyisini ve doğrusunu söylemeye devam edeceğiz.
İşte bugün yine söylüyoruz.
Kim ne derse desin, kim üzerine ne kadar alınırsa alınsın Türkiye'nin geldiği bu durumun faili, iktidar ve yandaşları ile muhalefetin suç ortaklığıdır.
Hiç kimse suçu üzerinden atma kolaycılığına kaçmasın. Eğer bu kafa hala devam ediyorsa buraya kadar söylediklerimin doğruluğunu teyit etmekten ve umutsuzluğu derinleştirmekten başka bir işe yaramaz. 
Zaman her ne kadar geç olsa da herkes hatalarıyla, eksikleriyle ve yanlışlarıyla yüzleşmek zorunda. 
Hızla akıp giden ve telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracak bir süreçte zararın neresinden dönsek kardır artık. 
Ya sizler doğru yola geleceksiniz, ya da birileri kendi doğruları için yeni ama yanlış dizaynlar yapacak bu ülkede. Malum bir yerde otorite boşluğu doğmuşsa, o yerde oluşan boşluğu dolduracak alternatif radikal yapılar da mutlaka şekillenecektir. 
Daha ne söyleyelim bilmem ki?

Demokrat Tv:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Serdar Demirhan yazıları
Anket
Advert
Dolar
DOLAR
5.7880 TL 5.7649 TL
Euro
EURO
6.4414 TL 6.4157 TL
Hava durumu
Takımlar O G B M Av P
1 Alanyaspor 8 5 2 1 8 17
2 Trabzonspor 8 4 3 1 7 15
3 Fenerbahçe 8 4 2 2 5 14
4 Başakşehir 8 4 2 2 4 14
5 Galatasaray 8 3 4 1 1 13
6 Sivasspor 8 3 3 2 4 12
7 7 3 3 1 4 12
8 8 3 2 3 -4 11
9 Antalyaspor 8 3 2 3 -6 11
10 Malatyaspor 7 3 1 3 6 10
11 Göztepe 8 2 3 3 0 9
12 Beşiktaş 8 2 3 3 -2 9
13 Ankaragücü 8 2 3 3 -5 9
14 Denizlispor 8 2 2 4 -3 8
15 Kasımpaşa 8 2 2 4 -4 8
16 Ç. Rizespor 8 2 2 4 -8 8
17 Gençlerbirliği 8 1 3 4 0 6
18 Kayserispor 8 0 4 4 -7 4

TARİH 21.10.2019 SAAT 05:16:32
Demokrat TV Tarafsız İlkeli Doğru Haber. Gücü Tarafsızlığında Demokrat TV