Advert Advert
Advert Advert
Advert
Ayşe Nilüfer Yılmaz Atay

SERENAY SARIKAYA’NIN ÇOCUKLUĞUNU BİLİRİM!

Merhaba efendiler. Bugün sevgililer günü. Ankara’dan bir AVM’den bildiriyorum. Herkes deli gibi alışveriş yapıyor. Hafta içi ve mesai saati olmasına rağmen AVM kalabalık. “Love Bazaar” diye bugüne özel hazırlanmış bir fuar alanı gördüm. Turladım. Fazla romantizm kaldıramayacaklar için kabus gibi bir yer. Benim nazarımda sadece tüketim çılgınlığı. Ama özel tasarımlar vs bulabilirsiniz. Gordion’da. Neyse bugünün konusu bu değil. Konu bugün çok derin. Aşk aşk aşk… Aşk gibi yoğun bir duyguda yaş faktörünün çok ehemmiyet taşıdığını sanmıyorum. Ama bana göre bu işin bir dozu var. Ayarı var. Şirazeyi kaydırmamak lazım. Özgürlükçüyüz canım! Tamam ol. Sıkıntı yok. İsteyen istediğiyle olsun eyvallah. Özgür düşünce, barışçıllık kavramları bence de iyi hoş. Antin kuntin durumlar için sadece birazcık eleştirel bakış sergileyeceğim. Buyursunlar: Şu sıralar celebrity camiasında kendisinden 20-30 yaş küçük kimselerle yaşanılan birliktelikler normalleşmiş görünüyor. Hatta bir moda akımı başlamış olabilir. Ancak bu ahval; klasik yaşamlar süren kimseler için de bana kalırsa sıradanlaşmış durumda. Özetle şaşırmıyoruz. Alıştık. Çok fazla örneğine rastladık. Önceden ayıplanıyordu. “Bak bak bak hiç olmuş mu, anası gibi görünüyor, babası yaşında yahu, kesin parası için, bariz menfaat ilişkisi” gibi bir noktada haklı tepkiler veriyorduk. Eskiler haklı, eskiler çok haklı. “Davul bile dengi dengine çalar” diyorlar çünkü. 20-30 yaş aşka engel olmasa da tam açıklayamadığım nedenlerle bana pek etik gelmiyor. İçinizde bir noktada size de etik gelmiyor olabilir mi? Hazır sevgililer günü ve aşkı konuşuyorken Cem Yılmaz- Serenay Sarıkaya birlikteliğini mercek altına almak istedim. Klişe tabiriyle gündeme bomba gibi düştü. Koronavirüsmüş, FETÖ’nün siyasi ayağıymış, İdlib’miş vs…Bu haber kadar prim yapacak hiçbir gündem maddesi yok. Madem ki durum böyle; biz de fikirlerimizi karalayalım dedik efendiler. Eski dostum adına özel yaşamı açısından üzgün olduğumu peşinen belirtmeliyim. Başlıktan da anlayacağınız üzere Serenay benim çocukluk arkadaşım. Hadi biraz çocukluğumuzdan bahsedelim size. Kendisi benden bir yaş büyüktü. Ankara’da bir devlet okuluna gidiyorduk. Küçük yaşımıza rağmen Serenay güzelliğiyle ilgi çekiyor olmalıydı. Alican isimli bir platonik aşığı olduğunu hatırlıyorum. Okuldan çıkınca; benim annemin sahibi olduğu, Nilüfer Anaokulu ve Etüt Eğitim Merkezi’ne giderdik. Ödevlerimizi yapardık. Serenay’ın kafası matematik problemlerine çok çalışmazdı. Alt dönemi olmama rağmen bazı sorularını benim çözümlediğimi itiraf etmeliyim. Sosyalzekası daha ön plandaydı. Mesela dans derslerimiz olurdu işte orada çok başarılıydı. Şaşırmadınız değil mi? İnsan yedisinde neyse yetmişinde de o oluyor. Okuldaki folklor grubuna yaşımız tutmamasına rağmen ikimizi de kabul etmişlerdi. Yaşımız 9-10 o zamanlar… Folklor grubuyla beraber Romanya’ya Bükreş’ e gittik. Zeybek oynuyorduk. Ekipçe ödülle döndük. Kupa bile verdiler. 9-10 yaşındaki iki çocuk için güzel tecrübeler bunlar. Serenay’ın annesi-babası maalesef ki boşanmıştı. Annesi yoğun çalışan bir kadındı. Bir turizm firmasında çalışıyordu. Antalyalı bir firmaydı. Ümran Teyze… Ümran teyzenin sağlıklı beslendiğini çok iyi anımsıyorum. Mesela atıştırmalık olarak çiğ mantar yerdi. Serenay’ın vücut yapısı,tıpatıp annesininkine benziyor zaten. Bazen de evlerinde Serenay’ın teyzesi olurdu. Onun da enerjik yapıda bir kadın olduğunu söyleyebilirim. Velhasılıkelam genetik önemli. Genlerinizin önemini anlatmaya çalışıyorum size. Serenay’ın babasını sadece ortak yaptığımız doğum günü kutlamalarımızda görürdüm. Çünkü velayet annedeydi. Ama babası da çok efendi bir insandı. Çok güleç olduğunu ve babacan olduğunu söyleyebilirim. Bir market işletiyordu. Ama market Ankara’ da değildi. Uzaktan gelirdi. Yanılmıyorsam Şereflikoçhisar’dan… O nedenle hep elikolu dolu gelirdi yanımıza. Cömertti. Çikolatalar, spor ayakkabılar getirdiğini ve Serenay ile benim çok mutlu olduğumuzu hatırlıyorum. Benim doğum günüm 29 haziran, Serenay’ın 1 temmuz; arası 2 gün olduğu için beraber kutlama yapardık bizim kreşte. Zaman zaman Serenay, evimizde yatılı kalırdı. Annemin uzun saçlarımızı iki örgü yapışını dünmüş gibi anımsıyorum. Sonra Serenay Ankara’dan taşındı. Antalya’ya taşındılar annesiyle. Bir kere ziyaretime eve geldi. Bahçede badminton oynadık. Ama eskisi kadar kafadengi hissetmemiştik. Ergendik artık. Değişmiştik. Araya zaman girmişti. Sonrasında da hayat bambaşka yerlere taşıdı bizi. Görüşmedik, görüşemedik. Ben, eski dostumu, hayranlıkla her projesinde takip ettim. Mesleki anlamda yakaladığı ivme gurur kaynağım oldu. Annem de Serenay’ ın öğretmeni olduğu için; “Ülkeye bir sanatçı armağan ettim.” diyerek hep övünerek söz etti Serenay’dan. Ona ulaşmaya çalışmadık. Niye bilmem. Belki ülke çapında şöhretli oluşu beni biraz tedirgin etmiş olabilir. Serenay’ın adı Burak Bursin ile anıldığı dönemde enişte bey bizim olurumuzdan geçmişti. Ama biz, yeni enişteyle yakıştıramadık. Olmadı Serenay. Dön bu yanlıştan Serenay. Eski dostum…

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğimle efendiler.

Demokrat Tv:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Ayşe Nilüfer Yılmaz Atay yazıları
Advert
Dolar
DOLAR
7.8233 TL 7.7921 TL
Euro
EURO
9.3296 TL 9.2923 TL
Anket
Cumhurbaşkanı adayınız kim?
Recep Tayyip Erdoğan
Ekrem İmamoğlu
Mansur Yavaş
Muharrem İnce
Sinan Ogan
Kemal Kılıçdaroğlu

TARİH 29.11.2020 SAAT 13:01:05
Demokrat TV Tarafsız İlkeli Doğru Haber. Gücü Tarafsızlığında Demokrat TV