Advert
Advert Advert
Advert
Ayşe Nilüfer Yılmaz Atay

MEVLİD-İ NEBİ HAFTASI

 

  Geçtiğimiz hafta 8 Kasım Cuma günü Peygamber Efendimizin doğumunu müjdeleyen Mevlid kandili tüm İslam alemince kutlandı.  Mevlid-i Nebi haftası ise devam ediyor. Diyanet İşleri Başkanlığı ve müftülükler tarafından ‘2019 Yılı Mevlid-i Nebi Haftası’ teması olarak belirlenen ‘Peygamberimiz ve Aile’ konusu kapsamında  ülkemizin birçok yerinde çok sayıda etkinlik düzenleniyor. Farklı farklı illerde aile birliğinin önemini anlatmak üzere konferanslar hazırlanıyor. Fikrimce, Diyanet İşleri Başkanlığı daha yerinde bir konu belirleyemezdi. Tebrik ediyorum bu konuda. Öyle ki; hanımına hakaret-küfür edenler, gerek psikolojik gerek fiziksel şiddet uygulamaktan imtina etmeyenler, aile terapistine gereksinim duymayanlar, uzmanların yalnızca ticari iş yaptığını sananlar, profesyonel bir desteğe ihtiyacı olmadığını zannedenler,  kafa kesen adamlar, tüm aile bireylerini siyanürle zehirleyenler, okumayanlar, gerçeklere karşı körleşenler kısacası cahil cühela, canavarlaşmış insan müsveddelerini hemen her gün maalesef bu memlekette konuşur hale geldik. Alıştık dağılan yuvalara ve kalbi kırık çocuklara…

     Bugün naat kavramından söz etmek istedim. Bildiğiniz üzere bir şeyin niteliklerini övme, ya da Hazreti Muhammed’i konu alan, onu öven ve ondan şefaat dilemek için yazılan kaside anlamı taşımaktadır. Benim okuduğumda çok etkilendiğim “Naat” şiirinin bir bölümünde Arif Nihat Asya bakın neler yazmış :  

“Neler duydu şu dünyada
  Mevlid’ine hayran kulaklarımız;
  Ne adlar ezberledi, ey Nebi,
  Adına alışkın dudaklarımız!
  Artık, yolunu bilmiyor;
  Artık, yolunu unuttu
  Ayaklarımız!
  Kabe’ne siyahlar
  Yakışmamıştı, ya Muhammed
  Bugünkü kadar!”

   Yukarıda bahsetmeye çalıştığım kapsamda Diyanet TV de Mevlid-i Nebi haftası için bir sinevizyon hazırlamış. Seyretmenizi ve seyrettirmenizi çok isterim. Özetle şunlardan bahsediliyor: “Her şey akar, her yeni eskir, her yaşayan ölür, dünya uykuda görülen bir rüyadır. Dünya bir köprüdür üzerinden gelip geçilir. Dünya vefasız ve soğuk bir evdir.” Ayrıca aile unsuru üzerinden; kadın, erkek, anne, çocuk, nikah, sevgi, merhamet gibi vurgulamalar sinevizyon içerisinde karşınıza çıkıyor. Bu vurgulamaların özeti ise şöyle: “Erkek; zırh, kale, alın teri, sevgidir. Baba; dağ, adalet,güven, merhamettir. Kadın ise huzur, aş, sırdaş, yoldaştır. Ailenin kimi zaman zahmet ama her zaman rahmet olduğu bilinmelidir. Çocuk, ebeveynler için hiç kapanmayacak amel defteridir. Çocuk bir dua bir müjdedir.  En hayırlı müslüman, ailesiyle en güzel geçinendir. Aile olmak; aynı ufka bakmak, birbirine emek vermektir.”

    Efendiler! Bugün titreyerek ( hem soğuktan hem iç sıkıntısından) kaleme aldığım bu yazıda hepimize seslenmek istiyorum:  Bizim duygularımızı uyuşturdular. Muhabbetsizleştik. Düşünmeksizin sürekli tüketiyoruz. Yalnızca doğayı tüketmiyoruz. İnsan insanı da tüketiyor. Herkes bir yol tutturmuş giderken yolun sonunun cennet olmasını önemsemiyor. Konuşulmuyor kimseyle. Konuşulunca kapı pencere aşağı iniyor. Kimse kimseye eyvallah etmiyor. Büyük, küçük tanınmıyor. Hepimiz ağa paşa olduk. Her şeyin en iyisini biz biliyoruz. Alime fikir danışmayı aptallık belledik. Derde derman olan insana ise ahmak diyoruz. Eleştiriye tahammül edemediğimiz gibi özeleştiri de yapmıyoruz. Sevmiyoruz kendimizden başkasını. Sevmek istesek elimize yüzümüze bulaştırıyoruz. Verilen emek hep hiç oluyor. Alın teri değer görmüyor. Kadının ettiği kelam açtığı et kadar kıymet görmüyor. Görev bilincimiz yok. Disiplin bizim için uçan balondan farksız. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Omurgasız ve renksiz olmazsan barınamıyorsun bir yerde. Yalan en alışık olduğumuz şey.  Hayvanlar aleminde aile kavramının hakkını veren daha fazla canlı var. Sizce nereye doğru yol alıyoruz? Mesela bir uçuruma, bataklığa, denizin dibine, yerin altına, ışıksız mecralara gidiyor olabilir miyiz? Bilinçlenme, düzelme ne zaman başlayacak? Sizce de bıçak kemiğe dayanmadı mı?

      Sözü daha fazla uzatmadan sevdiğim bir eseri sizinle paylaşarak bugünkü yazımı sonlandırıyorum. Dinlemenizi ve dinletmenizi çok arzu ederim:  “Vedat YILDIRIM- Cansun Küçüktürk-Yol Şahit” demişler. “Sermayem düş olsa, efkarım yel olsa” diyorlar bir de. Bak bak bak laflara bak… Bizim de paradan başka sermayemiz olamaz mı diye düşündürüyorlar üstelik. Vicdan gibi ahlak gibi değerler sermaye olur mu ki? Ama bunlarla ekmek alınmıyor değil mi? Doğru. Ancak değerlerimizin olmadığı dünyada yenilen ekmeğin de tadı olmuyor işte efendiler. Sahi sizin tadınız var mı? Yeni haftanının ve bu kıymetli günlerin uyanışımıza vesile olmasını diliyorum ben. Değerlerden haddim olmayarak fazlaca söz ettim bugün. Bu değerlerin hakkını fazlasıyla veren, bir ülkeye sayısız eser bırakarak tüm dünyanın saygısını kazanan Ata’mızın ebediyete irtihalinin 81. yıldönümüydü dün. Ulu önderimizi şükranla yad ediyorum. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. Ayşe Nilüfer YILMAZ ATAY

Demokrat Tv:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Ayşe Nilüfer Yılmaz Atay yazıları
Anket
Advert
Dolar
DOLAR
5.7917 TL 5.7685 TL
Euro
EURO
6.4716 TL 6.4458 TL
Hava durumu
Takımlar O G B M Av P
1 Sivasspor 14 9 3 2 16 30
2 Beşiktaş 14 8 3 3 6 27
3 Trabzonspor 14 7 5 2 12 26
4 Başakşehir 14 7 5 2 8 26
5 Fenerbahçe 14 7 4 3 12 25
6 Alanyaspor 15 6 5 4 10 23
7 Galatasaray 14 6 5 3 4 23
8 Malatyaspor 14 5 5 4 10 20
9 Göztepe 14 5 5 4 1 20
10 Denizlispor 14 5 3 6 -1 18
11 14 4 5 5 -6 17
12 Ç. Rizespor 14 5 2 7 -8 17
13 Gençlerbirliği 14 3 5 6 -3 14
14 14 3 5 6 -7 14
15 Antalyaspor 15 3 4 8 -13 13
16 Kasımpaşa 14 3 3 8 -6 12
17 Kayserispor 14 2 4 8 -16 10
18 Ankaragücü 14 2 3 9 -19 9

TARİH 14.12.2019 SAAT 10:08:15
Demokrat TV Tarafsız İlkeli Doğru Haber. Gücü Tarafsızlığında Demokrat TV